12 Mart 2012 Pazartesi

Mutlu Pazartesiler...


Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı.
Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.  Ama ne yakındaki
köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak
istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan
vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi  olur diyorlardı.

Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın
haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi
çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.

Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de
görünce içi rahatladı.  Ta ki o fırtınaya kadar:

Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina
çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!
Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam
yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin
yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim
ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu
kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.

Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu:   A-aa! Saman balyaları
birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra
koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı
desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı
kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına
yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini
kapatırken mırıldandı:  'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'

Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan),  mânen (dua),  maddeten (tedbir)
hazırsanız,  fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz.  Hayatınız boyunca.

Sevgiyle kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder